'Konutta "istersen al" devri bitti'

27.05.2016
'Konutta

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, "Konuta talep artıyor ancak satın alma gücü artıyor mu? İhtiyaç tamam da bu ihtiyaca göre konut üretebiliyor muyuz?   'İstersen al' devri bitti. Biz üretim yaparken satın alma gücüne göre talebi göz önünde bulundurmalıyız. "10 yıldır hep 'yapıyoruz satıyoruz' diyerek yolumuza devam  ediyoruz ama bu model bizi yarı yolda bırakabilir" dedi.

GYODER tarafından Raffles Hotel İstanbul'da düzenlenen Gayrimenkul  Zirvesinin 15'incisi başladı. "İşimiz MeTRekare" teması ile gerçekleştirilen zirvenin açılışında  konuşan Torun, sektör liderlerini 15. kez aynı çatı altında toplayacak olan  zirvenin zengin içeriği, sektörü yakından ilgilendiren konu başlıkları ve önemli  konuklarıyla dikkat çektiğini söyledi.

Torun, gayrimenkul sektörünün ekonominin lokomotifi haline geldiğini  kaydederek, sektörün son 10-12 yıldır Türk ekonomisine paralel büyüdüğünü  aktardı.

"Gayrimenkul sektörü rant sağlanan sektör olmaktan çıktı, üreten,  istihdam sağlayan, vergi veren bir sektör haline geldi" diyen torun, havalimanı,  köprü gibi altyapı yatırımlarının sektörün gelişmesine katkı sağladığını aktardı.

Torun, gayrimenkul sektörünün 2 milyon kişiye istihdam sağladığını,  200 alt sektörü desteklediğini ifade ederek, Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10  ekonomisi arasında yer alma ve 50 milyon turist ağırlama gibi hedefleri  çerçevesinde bu sektörün de büyümesinin doğal olduğunu anlattı.

 Torun, böyle güzel gelişmelerin yanı sıra var olan sorunların sümen  altı edilemeyeceğini belirterek, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet  Şimşek'in 6 Mayıs'ta gerçekleştirdiği bir konuşmadan alıntılar yapmak istediğini  söyledi.

Şimşek'in "Dünya ve Türkiye ekonomisi için geçici bir bahar havası  yaşıyoruz, aldanmayalım" dediğini anımsatan Torun, "Bu beklenen olumsuz şartları  kış değil de bir sonbahar havasında geçirirsek ne ala" diye konuştu.

Torun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fırtınalı, tipili kışa dönersek ne yapacağız? Bir hazırlığımız var  mı? Gayrimenkul sektörü olarak ben olduğundan emin değilim, endişelerim var. Biz  10 yıldır hep 'yapıyoruz satıyoruz' diyerek yolumuza devam ediyoruz ama bu model  bizi yarı yolda bırakabilir. Sayın bakanın söylediği gibi böyle bir olumsuzlukta  en önce ve en fazla etkilenecek sektör gayrimenkul sektörüdür. Gerek yerli gerek  yabancı yatırımcının gayrimenkul alımlarını erteleyecektir. Kredi imkanları  zorlaşacaktır. Sektör olarak planlarımızı hep iyimser tahminlere göre yapma  alışkanlığından vazgeçmeliyiz. Planlarımıza B ve C şıkkını da eklemeliyiz.

 Torun, Şimşek'in diğer bir uyarısının da "Türkiye ve dünyada temel  yapısal sorunlar var. Asıl olan yapısal sorunlara çözüm üretmektir" olduğunu  hatırlatarak, "Gayrimenkul, inşaat sektörü olarak yapısal sorunlarımız çeşit  çeşit. Bunlar uzun yılların birikimi ve bir türlü çözülemeyen temel yapısal  sorunlar." diye konuştu.

İstanbul ağırlıklı olmak üzere AnkaraİzmirBursaAdana gibi büyük  şehirlere yönelik yaşanan yoğun göçün yarattığı çarpık yerleşim ve  gecekondulaşmaya işaret eden Torun, en çok göç alan İstanbul'un 1/100 binlik imar  planlarının 1996'da yapılabildiğini anımsattı.

Torun, kontrol edilemeyen hızlı kentleşme yaşanırken kentleşmenin  stratejisi ve politikalarının oluşturulamadığını söyledi.

Kentsel Dönüşüm Yasası ile çarpık kentleşme ve şehircilik sorununun  strateji olmadan çözülmeye çalışıldığını dile getiren Torun, kentsel dönüşümün  gelişim, değişim ve dönüşüm için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Torun, şehirlerin geleceğinin talep ve ihtiyaçlara göre planlanması,  geliştirilmesi, değiştirilmesi ve dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi.  

SEKTÖRÜN TALEPLERİ

Daha önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ilgili bakanların katılımıyla  sektörün sorunlarının paylaşıldığı bir toplantı yaptıklarını anımsatan Torun, o  günden bu yana 16 ay geçtiğini, 2 hükümet değiştiğini, o gün belirttikleri  sorunların bugün de geçerli olduğunu aktardı.

Torun, "İmar Yasası bir an önce çıkmalı, sektör üzerinde yüzde 14'e  varan vergi ve harç yükü hafifletilmeli, haksız uygulamaları doğuran KDV  uygulamaları çözümlenmeli, Tüketiciyi Koruma Kanununun getirdiği cayma hakkının  oluşturduğu risk düzeltilmeli" diye konuştu.

Aziz Torun, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, İmar Kanunu Tasarısı,  Tüketiciyi Koruma Kanunu ve Yönetmeliği, KDV, vergi ve harçlar, Gelir Vergisi,  İmar Artış vergisi, kayıt dışılık, yabancılara gayrimenkul satışı, iş ve işçi  güvenliği alanlarında yapısal sorunların büyüyerek devam ettiğini bildirdi.

'KONUTTA 'İSTERSEN AL' DEVRİ BİTTİ'

Torun, konuta yönelik talebin her geçen gün konut arzı gibi arttığını  belirterek, şöyle devam etti:

"Konuta ihtiyaç genç nüfus, nitelikli konut talebi gibi nedenlerle  artıyor ancak satın alma gücü artıyor mu? İhtiyaç tamam da bu ihtiyaca göre konut  üretebiliyor muyuz? Ya da arz edilen konut fiyatlarına göre talep devam edecek  mi? Artık 'istersen al' devri bitti. Biz üretim yaparken satın alma gücüne göre  talebi göz önünde bulundurmalıyız. Gelecek için bunu yapıyoruz diyemiyorum."

Torun, salonda bulunan üreticilerin büyük kısmının metrekaresi 4 bin  liranın altında konut üretme imkanı olmadığını ifade ederek, orta ve alt gelir  grubuna bu şartlarda konut üretemeyeceklerini vurguladı.

"Ucuz arsa yok. dolayısıyla kamu desteği olmadan sektörün ucuz konut  üretme imkanı yok" diyen Torun, bugünkü maliyet ve fiyatlara göre satın alma  gücüne sahip alıcı sınırsız değil. Bir arz talep yetersizliği var ya da bir talep  yetersizliği ile karşı karşıya kalabiliriz" ifadelerini kullandı.

Torun, bu riski bertaraf etmek için sektör analizlerine, proje  bölgesinin demografik yapısına, gelir seviyesine, hedef kitleye uygun konsept  proje geliştirmeye, araştırma ve geliştirme konularında fizibilite yapmaya gerek  olduğunu vurguladı.

Yabancı yatırımcı için marka ülke ve marka şehirler geliştirmeleri  gerektiğini dile getiren Torun, İstanbul'u, Ege'yi, Akdeniz'i, Karadeniz'i farklı  bölgeleri özellikleri ile ön plana çıkarmaları gerektiğini söyledi.

Torun, yabancı yatırımcılara yönelik gayrimenkul ürünlerin de  çeşitlendirilmesinin önemine değindi.

Aziz Torun, gayrimenkul piyasasının finansman modelleri bakımında  çeşitlendirilmesi ve firmaların öz kaynağının güçlendirilmesi için halka arz,  fonlar, gayrimenkul sertifikası, kira sertifikası ve tahvil gibi sermaye piyasası  araçlarını kullanarak yabancı sermayenin gayrimenkul sektörüne girişini ve  akışını sağlamaları gerektiğini aktardı.

ALKİN: 'KONUTTA BALON YOK'  

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin de sektördeki  arz fazlası söylentilerine değinerek, bilimsel verilerin bunun aksini  belirttiğini söyledi.

Alkin, "Konutta bir balondan bahsetmek için katma değerde inşaat  sektörünün payının yüzde 9-10'lara çıkması lazım. Oysa Türkiye'de bu rakam yüzde  6'larda. Dolayısıyla bir balondan söz etmek olası değil." dedi.

  

Tümü